CHP Genel Başkanı Özgür Özel: “Deprem Bölgesinde Darbe Paranoyasına Girdiler, Orduyu Kışladan Çıkarmadılar”

02.02.2026

“21 YIL VERGİ TOPLAMIŞ AMA KENTLERİ DİRENÇLİ HALE GETİREMEMİŞ, MAZERETSİZ, YIKIMDAN SORUMLU BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

“SICAK SALONLARIN KALBİ SOĞUMUŞ, TAŞLAŞMIŞ ERDOĞAN’I GEL DE İNSAN İÇİNE KARIŞ BAKALIM, DERTLERİ VAR MI SOR”

“SÖZÜNÜN YÜZDE 70’İNİ ÜÇ YIL SONRA TUTUP PEŞİN PEŞİN SEVİNİLMEZ ERDOĞAN, SANDIK GELİYOR, HESABIN GÖRÜLECEK”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yılında, Gaziantep’in Nurdağı ilçesini ziyaret etti. CHP Nurdağı İlçe Başkanlığı’nda konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Değerli Nurdağlı hemşerilerimiz, çok değerli büyüklerimiz, çok değerli depremzedeler büyük acının üçüncü yıl dönümünde bir kez daha buradayız. Biraz önce içeride de üç yıl önce burada geçirdiğim peşi sıra üç günü değerli ilçe başkanımızla, milletvekillerimizle konuştuk. Öncelikle hem Nurdağı’nda, hem İslahiye’de hem bütün Gaziantep’te ve 11 ilimizde depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Bir kez daha hepimizin başı sağ olsun. Böyle büyük bir acıyı, böyle büyük bir faciayı bir daha yaşamamayı ümit ediyoruz” dedi. Özel, şunları söyledi:


“DENETİM GÖREVİMİZİ YERİNE GETİRİYORUZ”

“Sabahleyin Osmaniye’deydim. Şimdi Nurdağı’ndayım. Birazdan İslahiye’ye gideceğim. Hafta boyunca depremde hasar gören, ağır kayıplar veren tüm illerimizde ziyaretlerde bulunacağım. Ziyaretimizin temel amacı elbette yeniden bir taziye, geçmiş olsun dileklerimizi iletmek. Ama bir yandan da ülkenin ana muhalefet partisi olarak denetim görevimizi yerine getiriyoruz, eksiklikleri dile getiriyoruz. Diğer yandan ülkenin iktidar namzeti olan, iktidar olmak için seçim bekleyen, bugünden yapılacak olan seçime ve ülkeyi yönetmeye, kadrolarıyla ve programıyla hazır olan siyasi parti olarak da bölgede nelerin nasıl yapılması gerektiğini, biz geldiğimizde neler yapacağımızı paylaşmak üzere buradayız. Benimle birlikte yanımda milletvekillerimiz, Genel Başkan Yardımcılarımız, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki Gölge Bakanlarımız, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir sonraki iktidarına partimizi hazırlayan Politika Başkanlarımız, Parti Meclisi üyelerimiz, Yüksek Disiplin Kurulu üyelerimiz benimle birlikteler. Öncesinden geldiler, çalıştılar, eksiklikleri tespit ettiler ve bize bilgi verdiler. Bugün de birlikte karşılaştığımız noktada gördükleri eksiklikleri, hem çözüm önerilerimizle hem de gerekiyorsa Meclis, bakanlıklar zemininde dile getirmeye, iktidarımızda bir dirençli kent nasıl oluşturulur ki en önemlisi bu.”

“‘ORDU NEREDEYDİ ÜÇ GÜN?’ DİYE SORDULAR”

“Hatırlanacak olursa bu iktidar partisi deprem günü yaşandığında aslında acemi bir parti değildi. Deprem günü yaşandığında 21 yıllık bir iktidar partisiydi. Kimselere nasip olmamış, kimselere bu boyutta nasip olmayan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dahi 15 yıl aralıksız yönettiği ülkeyi 21 yıl aralıksız, koalisyon ortağı olmadan, çoğunluk kendisinde olarak yani mazeretsiz yönetmiş. Ne yapmış? Deprem vergileri toplamış. Milyar dolar değil, trilyon dolar. 4 trilyon dolar toplam vergi toplamış. Milyar dolarlarca topladığı deprem vergilerinin yanında çıkardığı imar aflarından topladığı ücretlerle büyük bir imkan yakalamış. Aslında 21 yılda ki bütün partiler iktidar olduğunda beş yıllık hedefler açılıyor. İlk iktidar olurken depremin üzerine gelmiş. Depremin sarılmakta olan yaralarının üstüne gelmiş. Deprem vergisinin kabul edildiği ve birkaç yıl daha toplanacağı yerde 21 yıl deprem vergisi toplamış. Ama kentleri depreme dirençli hale getirememiş, mazeretsiz yıkımdan sorumlu bir iktidar ile karşı karşıyayız. Nurdağı’nda da hep birlikte yaşadık. Hep bize ne dediniz? Bir laf vardı. Biraz önce gençler efendim ‘Sesimizi duyan var mı?’ diyor. Evet, o enkazın altındaki sesti. Ama enkazın üstündekiler, milletvekillerini görünce kolumuza yapışıp, ‘Ordu neredeydi? diyorlardı. Üç gün boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri tüm donanımıyla, eğitimiyle ve vatan evlatlarının gencecik, o 18-20-22 yaşındaki güçlü ve kuvvetli evlatlarımız talimat beklerken, birileri ‘Efendim orduyu kışladan çıkarmak kolay, geriye sokmak zor…’ Bir darbe paranoyasıyla Mehmetçiği üç gün sonra çıkardılar. Yine de Mehmetçik inanılmaz işler başardı, inanılmaz canlar kurtardı. Ama hepinizin malumu depremde kayıp dediğin, en fazla ilk 24 saatte, sonra ilk 72 saatte oluyor. Oradan sonra iş mucizeye kalıyor, duaya kalıyor, Cenab-ı Allah’ın takdirine kalıyor. O bağışlarsa bağışlıyor. Depremin ilk günü kuldan beklenen çıkıp da kurtarma çalışmalarına hızla başlayacak olan orduyu harekete geçirmek. O zaman başka ama bu hallerde üç gün boyunca ordunun içeride durmasının açıklanabilir hiçbir tarafı yok. Bu soruyu inanın ben sormadım. Bu soruyu muhalefet partilerinin liderleri sormadı. Bu soruyu enkaz başında bekleyen, yakınından umudu kesen depremzedeler sordu. ‘Ordu neredeydi üç gün?’ Biz bu soruya cevap veremedik.”

“ERDOĞAN ECEVİT’E ‘ÜÇ GÜN OLDU, HALA ÇADIR SIRASI’ DİYORDU”

“Devamında çok söz verildi malumunuz. Aslında bu sözler 6 Şubat günü yıkılmış şehirlere 7-8 Şubat günü söz verilmeye başlandı. Malum 14 Mayıs’ta seçim var. Sakın ha sakın… Bakın millet canıyla uğraşıyor. Erdoğan diyor ki ‘Başkasına oy vermeyin.’ Çünkü kendinden önceki iktidarı Erdoğan yenerken depremde gördüğü eksiklikleri, kusurları bol bol söylüyordu. Mesela rahmetli Ecevit’e diyordu ki ‘Üç gün oldu, halen çadır sırası.’ Biz 33’üncü gün çadır sırası gördük arkadaşlar. Ecevit’e ne söylediyse bin beterini ülkeye yaşattığı için. Depremzedelere şöyle diyordu; ‘Sakın ha sakın başkasına meyil etmeyin, mutlaka oyu bana verin. Onlar daha iktidara alışana kadar biz tecrübeliyiz. Deprem konutlarını yapacağız.’ Ne zaman? ‘Bir yıl içinde.’ ‘Bir yıl sonra konteynerde kimse kalmayacak’ dedi. Ben neredeyim? Gaziantep’in Nurdağı ilçesindeyim. Ne gün bugün? Tam bir yıl değil, üç yıl sonra. Nereyi ziyarete geldim? Konteyner kenti ziyarete geldim. Konteyner kentte kaç kişi yaşıyor? 4 bin 500 kişi var. Ne olacak şimdi? ‘Oyu bana verin, bir yıl içinde’ diyordu. Ben birinci yıl geldim arkadaşlar. Birinci yılda Türkiye’de yüzde 2.4. Yani 100 depremzedenin 2,5’u girmiş 97,5’u - 98’i dışarıdaydı. İkinci yıl geldim sözünü tuttu mu diye. Yüzde 30. Depremzedenin yüzde 70’i dışarıdaydı. Üçüncü yıl geldi övünüyorlar. İnsan çatlar ya, nasıl bir şey bu? Bununla övünülür mü? Utanılacak durumdan övünüyorsun. ‘Bir yıl’ dediğin işi üç yılın sonunda tam yapmamışsın. Yüzde 70’ine anahtar dağıtmışsın, bununla övünüyorsun. Ne olacak geri kalan yüzde 30?”

“KONTEYNERİN ELEKTRİĞİNİ KESİYOR, ‘KİRAYA ÇIK’ DİYOR”

“Şimdi anahtarı alanın geçeni var geçemeyeni var. Geçen her gittiğim yerde anlatıyorlar. Şimdi de takip eden gazeteciler görür. Gittiğinizde depremzede anlatıyor. ‘Nasıl geçeyim? Bir, kiracıyım bana ev vermediler. Eskiden işim vardı şimdi işim yok. Kira için en az 20 bin lira istiyorlar. 15 bin lira istiyorlar, depozito istiyorlar, üç ay peşin istiyorlar.’ Kiracı bir kere perişan. İş bulamayan, düzen kuramayan. İşini bulmuş, diyor ki ‘Lastikçiyim, lastikçilik yapıyorum ama nasıl eşya alacağım, nasıl depozito vereceğim, nasıl üç aylık peşin vereceğim?’ Sen bunun konteynerinin elektriğini kesiyorsun ve ‘Git, kiraya çık’ diyorsun. Birincisi bu. İkincisi, ev sahibi. Anahtarı vermişler, ‘Gideyim yerleşeyim. Nasıl yerleşeyim?’ Şimdi söylediler işte en az 100 bin lira, kim evde 300 bin - 400 bin lira masraf var. TOKİ’nin teslim ettiği evin eksiklikleri. Geçildiği gibi doğramadan su sızmış, çatıdan su sızmış, parke kabarmış, kapının kolu yok, bilmem neyin bir şeyi eksik. Bunlar depremzedenin anlattığı işler. ‘Nasıl geçeceğim?’ diyor. Geçti; aidat başlıyor, elektrik başlıyor, su başlıyor, doğalgaz başlıyor. Anahtarı aldın, geçemedin. Aidat başlıyor, aramaya başlıyorlar ‘Aidat borcunu öde’ diye. Bunların hepsi bu kentin gerçekleri arkadaşlar.”

“50’NCİ ZİYARETİ YAPIYORUZ”

“Ben Sayın Erdoğan’ı kızdırıyorum. Neden? Bana diyor ki ‘Ankara’da otur. Ankara merkezli siyaset yap. Genel merkezinde otur’ diyor. Ben oturmayıp sokağa çıkınca, sokakta vatandaşın hatırını sorunca, Türkiye’yi dolaşınca bana kızıyor. Bir de şöyle bir şey söylemiş. Nurdağlılar bilir de, bana diyor ki ‘Depremde neredeydin?’ Şimdi Nurdağlılar dedi, ‘Üç gün buradaydın.’ Nurdağı bir ilçe, ilçe. Gaziantep’in ilçesi. Üç gün buradaydım. İki gün İslahiye’deydim. Gaziantep’in Nurhak’ına ilk ben gittim. ‘Sayın bakalım’ dedim. ‘Erdoğan kaç kez gelmiş, ben kaç kez gelmişim?’ Bugün 50’nci ziyaretim deprem bölgesine. Erdoğan kendisi 38 kere gitmiş. Neyle? 14 uçakla, devletin bütün helikopterleriyle, bütün imkanlarla. Biz ne yapmışız? Geçmişte Grup Başkanvekili olarak, şimdi partinin Genel Başkanı olarak 50’nci ziyareti yapıyoruz. Ama diyor ki ‘CHP deprem turisti, bir kere geldiler gittiler. Bir daha gören oldu mu?’ Meydan duruyor şimdi bir şey de diyemiyor. Koca Cumhurbaşkanına ‘Oldu’ desen o bozulacak. ‘Olmadı’ desen Allah günah yazacak. Sonra ben bugün Osmaniye’de sordum. ‘Depremde Cumhuriyet Halk Partisi burada mıydı?’ dedim. Sorayım burada Konteyner kenttekilere: ‘Depremde Cumhuriyet Halk Partisi yanınızda mıydı?’ Bunlar Cumhuriyet Halk Partililer değil. Bunlar burada konteyner kentin sakinleri. Sıcak salonların, kalbi soğumuş, taşlaşmış Erdoğan sana söylüyorum: Gel de bir insan içine karış bakalım. Bir sor ‘Derdin tasan var mı?’ diye. Üç yıl vadeli söz tutulup, ‘Bir yıl önce yapacağım’ dediğin sözünün yüzde 70’ini üç yıl sonra tutup, peşin peşin sevinilmez. Peşin peşin sevinme. Sandık geliyor, hesap arada görülecek seninle.”

“TÜRKİYE’YE DUYURACAĞIZ”

“Hepinize teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum. Hafta boyunca çeşitli yerlerde ama hem konteynerde olanın, hem eve geçmiş sorun yaşayanın, hem ev verilmeyen kiracının sorunlarını dile getirmeye devam edeceğim. Şimdi ‘esnaf’ diyor, esnafı birlikte gezeceğiz. Onlara dükkanlarının metrekaresi küçülenler, Afet Kanunu’na girmiyor diye faiz almalar, boş senet imzalatmalar, Bağ-Kur, SGK borcundan dolayı, vergi borcundan dolayı kendilerine verilmeyen krediler, hepsini şimdi esnaf ziyaretinde esnafların kendilerinden dinleyeceğiz. Bu esnafın derdini İslahiye'den bütün Türkiye duyuracağız. Zaten programımızın bu kısmı burada esnaf ziyareti. Hepinize teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.”

CHP lideri Özel, daha sonra konteyner kentte esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek sorunlarını ve taleplerini dinledi.


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL GAZİANTEP’DE

Benzer Haberler